
The GGuide — In Conversation
Founder · Rawsters & Jön Chocolate
Coffee, chocolate and two cult brands — the maker in his own words.
The Interview
01
Bugün baktığında Rawsters ve Jön Chocolate birbirinden farklı markalar mı, yoksa aynı hikâyenin farklı parçaları mı?
Rawsters ve Jön, ortak hikâyeler barındıran farklı markalar aslında. En büyük ortak yanı, ikisi de insanları mutlu etmek için varlar. Rawsters; sosyalleşmenin veya kendinle vakit geçirmenin benim için en çabasız şekilde iyi hissettiren yolu. Jön ise yeni şeyler deneyimlemenin katkısız ve rafine hâli.
02
Rawsters'ın hikâyesi nasıl başladı? İnsanların sadece kahve içmeye değil, vakit geçirmeye geldiği bir alan yaratmak en başından beri planın mıydı?
Rawsters hikâyesi bizim için bir ihtiyaçla başladı. İlk işimiz kahve üretimi ve subscription-based bir platformla kahve satmaktı. Fakat ürünlerimiz beğenildikçe müşterilerimiz bizden otel, restoran ve ofisleri için kahve almaya başladı. Kendileri bizi ziyaret ettikçe, ziyaret edilecek yeri de bize yakışan bir alana döndürme fikri ağır bastı. Bu fikirle; ürünlerimizi ve bizi tanımak isteyen herkese kapımızı açabileceğimiz bir alan oluşturmak istedik. Bu alanı da Rawsters markamız altında kurguladık.
03
Rawsters bugün 4. şubesini Nişantaşı'nda açıyor. İlk şubeyi açan Bertan ile bugünkü Bertan arasında en büyük fark ne?
Topağacı şubemiz bizi çok heyecanlandıran ve marka vizyonumuzu çok yansıtan bir lokasyon. İlk günkü hâlimle bugünkü hâlim arasındaki fark tabii ki tecrübe, hatalardan ders alma… Ama kendimi ilk günkü hâlimden çok farklı bulduğum söylenemez. Aynı heyecanı içimde taşıyorum, ekip arkadaşlarımla aynı dostluğu kuruyorum, onları ailem olarak görüyor ve beraber hayal kuruyorum. Vizyonumuzu yansıtabileceğimiz şubeler yapabiliyor olmaktan dolayı hepimiz çok mutluyuz.
04
Jön Chocolate'ın hikâyesi nasıl başladı? Seni çikolata tarafında heyecanlandıran şey neydi?
Jön Çikolata da aynı Rawsters gibi bir ihtiyaçla gelişti. Kafemizde sattığımız ürünlerin daha iyisini biz yapamaz mıyız düşüncesi, "bir biz mi düşündük bu işi" gel-gitleriyle kuruldu Jön Çikolata. Dünya, mainstream markalardan ve commercial goods'lardan çok daha rafine bir yere doğru evriliyor. Sağlıklı tüketim artış trendinde ve bu markalara yatırım yapan şirketlerin önü daha açık görünüyor. Beni en çok heyecanlandıran konu, sağlıklı ve çok lezzetli atıştırmalık yapan premium bir marka hâline gelmiş olmamız.
05
Karaköy Güllüoğlu ile yaptığınız iş birliği oldukça ses getirdi. Bugün Jön Chocolate için hayalindeki iş birliği hangi marka, kişi veya kurumla olurdu?
Karaköy Güllüoğlu iş birliği bizim için çok özeldi çünkü iki farklı zanaati, ikisinin de kimliğini kaybetmeden bir araya getirebildik. Bundan sonraki hayalim, Türkiye'yi ve İstanbul'u dünyaya taşıyabileceğimiz daha büyük ölçekte bir iş yapmak. Marka olarak Aman gibi global bir hospitality markasıyla, sadece bir çikolata değil, Türkiye'ye ve bulunduğumuz coğrafyaya ait bir hikâye yaratmak çok heyecan verici olurdu. Kişi tarafında ise, mümkün olsaydı kesinlikle Ara Güler derdim. Onun İstanbul'u anlatış biçimini Jön'ün çikolataları ve ambalajları üzerinden yeniden yorumlamak inanılmaz olurdu. Jön'ü sadece bir çikolata markası değil; gastronomi, sanat ve İstanbul'un kesiştiği bir marka olarak görüyoruz.
06
Sence insanlar gerçekten daha seçici tüketiciler mi oldu, yoksa sadece daha fazla seçeneğe mi sahipler?
Bence ikisi de. İnsanlar artık çok daha fazla seçeneğe sahip, bu da doğal olarak onları daha seçici yapıyor. Ama bence asıl fark, insanlar artık neye para verdiklerini daha çok sorguluyor. Sadece güzel mi değil mi; nerede üretilmiş, kim yapmış, hikâyesi ne, gerçekten iyi mi diye bakıyorlar. Bir yandan da seçenek o kadar fazla ki, iyi olanı ayırt etmek bazen daha zor. O yüzden bence bugünün tüketicisi her şeyi daha iyi bilmiyor ama neyi sevdiğini ve neye para vermek istemediğini daha iyi biliyor.
07
Sence bugün bu sektörlerde hâlâ keşfedilmeyi bekleyen alanlar var mı, yoksa oyun artık tamamen detaylarda mı kazanılıyor?
Bence kesinlikle hâlâ keşfedilecek çok alan var. Hatta seçenekler arttıkça yeni alanlar da açılıyor. Ama artık tamamen yeni bir şey bulmaktan çok, var olan bir şeyi daha iyi, daha doğru ya da daha farklı yorumlamak önemli. Kahve de çikolata da yüzlerce yıldır hayatımızda ama hâlâ yeni tatlar, üretim yöntemleri ve tüketim alışkanlıkları çıkıyor. O yüzden oyun sadece detaylarda kazanılmıyor ama farkı yaratan kesinlikle detaylar oluyor.
08
Önümüzdeki 10 yılda Türkiye'de yeme-içme kültüründe görmek istediğin değişim ne?
Ben en çok kendi ürünümüze ve kendi kültürümüze daha fazla değer verdiğimiz bir yeme-içme dünyası görmek isterdim. Türkiye'nin inanılmaz bir ürün ve mutfak zenginliği var ama bazen dışarıdan gelen bir ürüne veya trende, kendi elimizdekinden daha fazla değer veriyoruz. Yerel üreticinin, iyi zeytinyağının, Türk baharatlarıyla harmanlanmış çikolatanın, kahve demleme yönteminin, peynirin ya da yüzlerce yıllık bir tarifin arkasındaki emeğin daha fazla konuşulmasını isterim. Zaten dünyada gastronomide de yerel üretici, mevsimsellik ve kültürel mirasa sahip çıkmak giderek daha fazla öne çıkıyor. Bir de Türk markalarının sadece Türkiye'de iyi işler yapmasını değil, dünyada da aranan markalar hâline gelmesini isterim. Bizim de önümüzdeki 10 yılda kendi değerlerimizi modernleştirip dünyaya çok daha iyi anlatabileceğimizi düşünüyorum.